D Harfi ile Başlayan En Güzel Kürtçe İsimler (2026)
2026 yılında D harfi ile başlayan en güzel, modern ve anlamlı Kürtçe kız ve erkek isimleri listesi ve detaylı anlamları. Kürt dilinin ifade gücü sayesinde "D Harfi ile Başlayan En Güzel Kürtçe İsimler (2026)" anlamı taşıyan isimler, edebi birer şaheser gibi kuşaktan kuşağa aktarılır.
355 isim bulundu.
| İsim | Cinsiyet | Anlam |
|---|---|---|
| Dabanî | Kız | Dabanî; köklü, sağlam basan, sarsılmaz ve güvenilir kimse. |
| Dabînî | Kız | Dabînî; güvence getiren, umut dolu. |
| Dadî | Kız | Dadî; adaletli. |
| Dadinî | Kız | Dadinî; hukuksal. |
| Dado | Erkek | Dado; adaletli. |
| Dadwar | Erkek | Dadwar; dadwar; adalet dağıtan hakim, haklının ve mazlumun sarsılmaz koruyucusu. |
| Dadyarî | Kız | Dadyarî; adalet dostluğu. |
| Dagerînî | Kız | Dagerînî; iniş. |
| Dagîrî | Kız | Dagîrî; zapt etme. |
| Dahênî | Kız | Dahênî; yaratıcılık. |
| Dahî | Erkek | Dahî; dahi. |
| Dahînî | Kız | Dahînî; gelecek. |
| Dajînî | Kız | Dajînî; yaşam veren. |
| Dalaho | Erkek | Dalaho; kürdistan'da bulunan heybetli bir dağ ve bölge ve doğa. |
| Dalînî | Kız | Dalînî; sığınak. |
| Dalya | Kız | Dalya; bir çiçek türü, yıldız çiçeği. |
| Damarî | Erkek | Damarî; soylu. |
| Damênî | Kız | Damênî; etek. |
| Damînî | Kız | Damînî; sessizlik. |
| Danarî | Kız | Danarî; bilgelik. |
| Daner | Erkek | Daner; veren, inşa eden, oluşturan. |
| Danîdar | Erkek | Danîdar; bilgili. |
| Danîman | Erkek | Danîman; bilge kişi. |
| Danînî | Kız | Danînî; kuruluş. |
| Danyar | Erkek | Danyar; bilge, alim, bilgi sahibi ve akıllıca hareket eden olup. |
| Danyarî | Kız | Danyarî; bilgi. |
| Dapîrî | Kız | Dapîrî; büyükanney ile ilgili olma. |
| Dar | Erkek | Dar; ağaç. |
| Dara | Erkek | Dara; hükümdar, şah, kudretli lider ve bilge yönetici. |
| Darageş | Erkek | Darageş; parlak Dara. |
| Daran | Erkek | Daran; ağaçlar; sahipler. |
| Daranî | Kız | Daranî; zenginlik. |
| Darçîn | Kız | Darçîn; tarçın, tatlı baharat. |
| Dare | Kız | Dare; küçük ağaç. |
| Darî | Erkek | Darî; ağaçtan olan. |
| Darîn | Kız | Darîn; hükümdar, ağaç tabiatlı, hükümdar, ağaç. |
| Darînî | Kız | Darînî; ağaçlık. |
| Daristan | Kız | Daristan; daristan; ulu orman, derin yeşillik, oksijen, huzur ve muazzam hayat kaynağı. |
| Daristanî | Kız | Daristanî; ormanlık. |
| Darjenî | Erkek | Darjenî; ağaç diken. |
| Darmanî | Erkek | Darmanî; derman getiren, umut dolu. |
| Daro | Erkek | Daro; ağaççık. |
| Darokî | Kız | Darokî; küçük hükümdar, ağaç, sevimli hükümdar, ağaç. |
| Darwan | Erkek | Darwan; ormancı. |
| Darwest | Erkek | Darwest; dayanak. |
| Dasenî | Erkek | Dasenî; aşiret mensubu. |
| Daşdarî | Kız | Daşdarî; yoldaşlık. |
| Davan | Erkek | Davan; yamaç. |
| Davar | Erkek | Davar; geçit. |
| Davînî | Kız | Davînî; etek ucu. |
| Dawerî | Kız | Dawerî; yargı. |
| Dawlat | Kız | Dawlat; baht, talih, saadet, refah ve kutlu kısmet. |
| Dawudî | Erkek | Dawudî; davudî. |
| Dax | Erkek | Dax; dağ, heybetli tepe, eski soylu kullanım biçimi. |
| Daxbarî | Kız | Daxbarî; isteklilik. |
| Daxdarî | Kız | Daxdarî; isteklilik. |
| Daxilî | Erkek | Daxilî; içsel. |
| Dayanî | Kız | Dayanî; destek. |
| Daydarî | Kız | Daydarî; annelik. |
| Dayer | Erkek | Dayer; verici. |
| Dayînî | Kız | Dayînî; veriş. |
| Dayîvan | Kız | Dayîvan; anne koruyucu. |
| Dayîyar | Kız | Dayîyar; anne dostu. |
| Dayran | Erkek | Dayran; kurucular. |
| Dazarî | Kız | Dazarî; ses, nida. |
| Defterî | Kız | Defterî; defter ile ilgili olma. |
| Dehakî | Erkek | Dehakî; dehak. |
| Deham | Erkek | Deham; büyük, görkemli, heybetli, dahi kimse. |
| Dehat | Erkek | Dehat; gelen. |
| Dehmatî | Kız | Dehmatî; onluk. |
| Dehmetî | Kız | Dehmetî; dönem. |
| Delal | Kız | Delal; sevgili, çok değerli, nazlı ve şirin. |
| Dêlanî | Kız | Dêlanî; oyun alanı. |
| Delav | Erkek | Delav; su kenarı, kıyı ve huzur bulunan liman ve doğa. |
| Delavî | Kız | Delavî; su kaynağı. |
| Dele | Kız | Dele; güzel. |
| Delemerî | Erkek | Delemerî; tarihi bölge. |
| Delîla | Kız | Delîla; rehber, kılavuz, yol gösteren; kalbi aydınlatan ve doğru yola ileten kadın. |
| Delîlî | Kız | Delîlî; kanıtsal. |
| Delîlo | Erkek | Delîlo; rehber. |
| Delo | Erkek | Delo; değerli kişi. |
| Delvînî | Kız | Delvînî; gönül sevgisi. |
| Demerî | Kız | Demerî; damarlı. |
| Demhat | Erkek | Demhat; zamanı geldi, beklenen an, doğru vakit. |
| Demînî | Kız | Demînî; zamansal. |
| Demnasî | Kız | Demnasî; zamanı bilme. |
| Denasî | Kız | Denasî; tanıma. |
| Dendan | Erkek | Dendan; diş; sağlam. |
| Denerî | Kız | Denerî; gözlemci. |
| Deng | Erkek | Deng; ses, seda, haykırış, topluma seslenen güçlü nefes. |
| Dengînî | Kız | Dengînî; sesli. |
| Dengvanî | Kız | Dengvanî; ses sanatçılığı. |
| Deravîn | Kız | Deravîn; kıyı, sahil tabiatlı, kıyı, sahil özlü. |
| Derbas | Erkek | Derbas; geçen, geride kalan zaman. |
| Derbaz | Erkek | Derbaz; yolcu. |
| Derman | Erkek | Derman; ilaç, çare, umut getiren, umut dolu. |
| Dêrsim | Erkek | Dêrsim; gümüş kapı; Kürdistan'da kadim ve baş eğmez bir bölgenin adıdır. |
| Derwan | Erkek | Derwan; kapıcı, nöbetçi. |
| Derya | Kız | Derya; deniz. |
| Deryanî | Kız | Deryanî; denizsel. |
| Deryas | Erkek | Deryas; deniz gibi engin. |
| Deryîn | Kız | Deryîn; deniz tabiatlı, deniz. |
| Deryokî | Kız | Deryokî; küçük deniz, sevimli deniz. |
| Derzînî | Kız | Derzînî; iğneleyici. |
| Destan | Kız | Destan; söylence, epik hikaye. |
| Destar | Erkek | Destar; el değirmeni. |
| Destav | Erkek | Destav; abdest; su yardımı. |
| Destber | Erkek | Destber; yardımcı. |
| Deste | Kız | Deste; demet, grup. |
| Destî | Erkek | Destî; testi. |
| Destîn | Kız | Destîn; kader, nasip, hayatın getirdiği güzel yazgı. |
| Destina | Kız | Destina; seçilmiş, elenmiş. |
| Destpêk | Kız | Destpêk; başlangıç. |
| Deşt | Kız | Deşt; deşt; ova, düzlük, tarımın ve yaşamın yeşerdiği engin verimli arazi. |
| Deştarî | Kız | Deştarî; ovalık. |
| Deştenî | Kız | Deştenî; yabani. |
| Devanî | Kız | Devanî; ağızlık. |
| Devbînî | Kız | Devbînî; gözlem. |
| Devkenî | Kız | Devkenî; gülümseme. |
| Devlikî | Kız | Devlikî; kapak. |
| Devlikvan | Erkek | Devlikvan; kapakçı. |
| Devnasî | Kız | Devnasî; tanışıklık. |
| Devran | Erkek | Devran; zaman, devir. |
| Devranî | Erkek | Devranî; devran. |
| Devrîm | Erkek | Devrîm; devrim. |
| Devrimî | Kız | Devrimî; devrimsel. |
| Dewamî | Kız | Dewamî; süreklilik. |
| Dewlemendî | Kız | Dewlemendî; zenginlik. |
| Dewran | Erkek | Dewran; zamanın akışı. |
| Dewranî | Erkek | Dewranî; devran. |
| Dewsî | Kız | Dewsî; iz bırakan. |
| Deylam | Erkek | Deylam; tarihi dağlık bölge ismi ve Deylem halkı. |
| Deymî | Kız | Deymî; sürekli. |
| Deyrî | Kız | Deyrî; kilise müziği. |
| Deysem | Erkek | Deysem; tarihi bir Kürt lideri, Kürt komutanı. |
| Dezaî | Erkek | Dezaî; amca oğlu. |
| Dezî | Kız | Dezî; iplik. |
| Dî | Erkek | Dî; görülen. |
| Diayanî | Kız | Diayanî; dualı. |
| Dibarekî | Erkek | Dibarekî; mübarek. |
| Dîcle | Kız | Dîcle; Dicle Nehri, coşkun akan berrak su ve bereket. |
| Dîdar | Kız | Dîdar; görüş, vizyon. |
| Dîdem | Kız | Dîdem; gözüm. |
| Dîdeman | Kız | Dîdeman; görünüm. |
| Dîdemî | Kız | Dîdemî; gözbebeği. |
| Dîganî | Kız | Dîganî; öteki. |
| Dîjle | Kız | Dîjle; Dicle nehri. |
| Dijwar | Erkek | Dijwar; çetin, zorlu, sarp, güçlü. |
| Dijwarî | Kız | Dijwarî; zorluk. |
| Dila | Kız | Dila; gönülden. |
| Dîlan | Kız | Dîlan; düğün, halay, şenlik ve toplumsal coşkuyu temsil etme. |
| Dîlanî | Kız | Dîlanî; halaya dair. |
| Dilar | Kız | Dilar; gönül süsü. |
| Dilaram | Kız | Dilaram; gönül huzuru, dinlendirici getiren, umut dolu. |
| Dîlavî | Kız | Dîlavî; ışık kaynağı. |
| Dilawer | Erkek | Dilawer; yiğit, yürekli. |
| Dilazad | Erkek | Dilazad; özgür gönüllü. |
| Dilazer | Kız | Dilazer; altın gönül. |
| Dilbaz | Erkek | Dilbaz; gönül avcısı. |
| Dîlbazî | Kız | Dîlbazî; gönül çelen. |
| Dîlber | Kız | Dîlber; gönül alan, güzel kadın. |
| Dilberî | Kız | Dilberî; güzellik. |
| Dilbîn | Kız | Dilbîn; gönül gözü. |
| Dilbînî | Kız | Dilbînî; gönül gözü. |
| Dilbirîn | Erkek | Dilbirîn; gönlü yaralı. |
| Dilbirînî | Kız | Dilbirînî; gönül yarası. |
| Dilbokî | Kız | Dilbokî; küçük gönül rüzgarı, sevimli gönül rüzgarı. |
| Dilcan | Kız | Dilcan; can gönüllü. |
| Dilciwanî | Kız | Dilciwanî; genç gönüllü. |
| Dilco | Erkek | Dilco; coşkulu gönül. |
| Dildar | Erkek | Dildar; gönül vermiş. |
| Dildare | Kız | Dildare; bayan aşık. |
| Dilek | Kız | Dilek; gönülden gelen arzu, dilek, murat ve umut getiren, umut dolu. |
| Diler | Erkek | Diler; yürekli, cesur. |
| Dilêrî | Kız | Dilêrî; yiğitlik. |
| Dileseî | Kız | Dileseî; gönül ateşi. |
| Dilfireh | Erkek | Dilfireh; geniş gönüllü. |
| Dilfiroşî | Kız | Dilfiroşî; gönül satan. |
| Dilgar | Erkek | Dilgar; gönül akışı. |
| Dilgerm | Erkek | Dilgerm; sıcakkanlı. |
| Dilgêş | Erkek | Dilgêş; gönlü şen, sevinçli, mutlu ve etrafına neşe saçan olup, getiren, umut dolu. |
| Dilgîrî | Kız | Dilgîrî; kırgınlık. |
| Dilhat | Erkek | Dilhat; yürekten gelen. |
| Dilhêvî | Kız | Dilhêvî; gönül umudu. |
| Dilhînî | Kız | Dilhînî; gönül yolu. |
| Dilhişyar | Erkek | Dilhişyar; uyanık gönül. |
| Dilhoger | Erkek | Dilhoger; gönül dostu. |
| Dilhoner | Erkek | Dilhoner; gönül sanatı. |
| Dilhûnî | Kız | Dilhûnî; kan ağlayan gönül. |
| Dilî | Kız | Dilî; gönl ile ilgili olma. |
| Dilîman | Erkek | Dilîman; güvenli gönül getiren, umut dolu. |
| Dilîn | Kız | Dilîn; gönülden, içten, samimi ve sevgi dolu kimse. |
| Dilistan | Kız | Dilistan; gönül diyarı. |
| Dilişan | Erkek | Dilişan; gönül nişanı. |
| Dilişên | Erkek | Dilişên; şen gönül. |
| Diliyar | Erkek | Diliyar; gönül dostu. |
| Diljîn | Kız | Diljîn; gönül yaşamı. |
| Diljînî | Kız | Diljînî; gönül yaşamı. |
| Diljîr | Erkek | Diljîr; zeki gönül. |
| Diljoxî | Kız | Diljoxî; gönül coşkusu. |
| Dilkoî | Erkek | Dilkoî; küçük gönül. |
| Dîlman | Erkek | Dîlman; gönül adamı; Kürdistan'da bir yer adıdır ve bağlılığı temsil eder. |
| Dilmanda | Kız | Dilmanda; gönülde kalan. |
| Dilmanî | Kız | Dilmanî; hatıra. |
| Dilmay | Erkek | Dilmay; gönlü kalmış. |
| Dilmêr | Erkek | Dilmêr; mert gönül. |
| Dilmînî | Kız | Dilmînî; gönül gibi. |
| Dilnav | Erkek | Dilnav; gönlü güzel. |
| Dilnaw | Erkek | Dilnaw; yürekten. |
| Dilnaz | Kız | Dilnaz; nazlı gönül. |
| Dilnazî | Kız | Dilnazî; nazlı gönül. |
| Dilnerm | Kız | Dilnerm; yumuşak kalpli. |
| Dilnermî | Kız | Dilnermî; yumuşak kalplilik. |
| Dilnişînî | Kız | Dilnişînî; gönle oturan. |
| Dilniya | Kız | Dilniya; emin, güvenilir, gönlü rahat ve huzurlu olup, getiren, umut dolu. |
| Dilniyaî | Kız | Dilniyaî; gönül güveni getiren, umut dolu. |
| Dilnyarî | Kız | Dilnyarî; gönül dostluğu. |
| Dîlok | Kız | Dîlok; gaziantep şehrinin tarihi adı, güzel kız. |
| Dilovan | Erkek | Dilovan; sevecen, merhametli, yufka yürekli. |
| Dilovantî | Kız | Dilovantî; şefkat. |
| Dilpak | Kız | Dilpak; temiz kalpli. |
| Dilpakî | Kız | Dilpakî; temiz kalplilik. |
| Dilperwerî | Kız | Dilperwerî; gönül besleme. |
| Dilpoş | Kız | Dilpoş; gönül örten. |
| Dilpoşî | Kız | Dilpoşî; gönül örtüsü. |
| Dilrazî | Kız | Dilrazî; gönül rızası. |
| Dilreşî | Kız | Dilreşî; kara gönüllülük. |
| Dilrezî | Kız | Dilrezî; gönül bağı. |
| Dilrî | Kız | Dilrî; gönül yolu. |
| Dilroj | Kız | Dilroj; güneş gönüllü. |
| Dilrojî | Kız | Dilrojî; gönül güneşi. |
| Dilronî | Kız | Dilronî; gönül aydınlığı. |
| Dilsaî | Kız | Dilsaî; saf gönüllü. |
| Dilsat | Erkek | Dilsat; gönül saati. |
| Dilsozî | Kız | Dilsozî; gönül sözü, sadakat. |
| Dilsozîn | Kız | Dilsozîn; sadık, sözüne bağlı tabiatlı, sadık, sözüne bağlı özlü. |
| Dilşa | Kız | Dilşa; mutlu, neşeli, şen gönüllü getiren, umut dolu. |
| Dilşad | Erkek | Dilşad; gönlü şen, mutlu getiren, umut dolu. |
| Dilşadî | Kız | Dilşadî; gönül mutluluğu getiren, umut dolu. |
| Dilşaw | Erkek | Dilşaw; gönül ışığı. |
| Dilşawî | Kız | Dilşawî; gönül ışığı. |
| Dilşên | Kız | Dilşên; şen gönüllü. |
| Dilşênî | Kız | Dilşênî; gönül şenliği. |
| Dilşêr | Erkek | Dilşêr; aslan yürekli, cesur. |
| Dilşêrî | Kız | Dilşêrî; aslan yüreklilik. |
| Dilşewat | Erkek | Dilşewat; gönlü yanık. |
| Dilşin | Kız | Dilşin; mavi gönül. |
| Dilşo | Erkek | Dilşo; gönlü gani. |
| Dilşox | Kız | Dilşox; güzel gönüllü. |
| Dilşoxî | Kız | Dilşoxî; gönül güzelliği. |
| Dilşûn | Erkek | Dilşûn; gönül izi. |
| Dilşûr | Erkek | Dilşûr; gönül kılıcı. |
| Diltav | Kız | Diltav; güneşli gönül. |
| Diltavî | Kız | Diltavî; ışıklı gönül. |
| Dilvîn | Kız | Dilvîn; gönül sevgisi, kalbin derin sevgisi ve güzelliği. |
| Dilvînî | Kız | Dilvînî; gönül sevgisi. |
| Dilwaî | Kız | Dilwaî; gönül esintisi. |
| Dilwan | Erkek | Dilwan; duyarlı. |
| Dilwarî | Kız | Dilwarî; gönül yurdu. |
| Dilwer | Erkek | Dilwer; gönül alan. |
| Dilwerî | Kız | Dilwerî; gönle ait. |
| Dilwîn | Kız | Dilwîn; istekli gönül. |
| Dilxan | Erkek | Dilxan; gönül hanı. |
| Dilxanî | Kız | Dilxanî; gönül hanı. |
| Dilxat | Kız | Dilxat; gönül hanımı. |
| Dilxatîn | Kız | Dilxatîn; gönül hanımı. |
| Dilxoşî | Kız | Dilxoşî; gönül hoşluğu. |
| Dilxwaz | Kız | Dilxwaz; arzu, istek. |
| Dilxwazî | Kız | Dilxwazî; gönül arzusu. |
| Dilxweş | Kız | Dilxweş; memnun, mutlu getiren, umut dolu. |
| Dilxwîn | Erkek | Dilxwîn; dertli gönül. |
| Dilyarî | Kız | Dilyarî; gönül dostluğu. |
| Dilyer | Erkek | Dilyer; yürekli. |
| Dilyerî | Kız | Dilyerî; gönül yeri. |
| Dilzar | Erkek | Dilzar; inleyen gönül. |
| Dilzê | Kız | Dilzê; gönül pınarı. |
| Dilzêî | Kız | Dilzêî; gönül pınarı. |
| Dilzînî | Kız | Dilzînî; gönül yaşamı. |
| Dîman | Kız | Dîman; görünüş, manzara. |
| Dimdimî | Erkek | Dimdimî; tarihi kale. |
| Dîmen | Erkek | Dîmen; manzara, görünüm, çehre ve bakmaya değer güzellik. |
| Dîmenî | Kız | Dîmenî; manzara. |
| Dîmî | Kız | Dîmî; yüzey. |
| Dinar | Erkek | Dinar; altın para; değerli. |
| Dinarî | Kız | Dinarî; dinarî. |
| Dînasî | Kız | Dînasî; görüş. |
| Dîndar | Erkek | Dîndar; dini bütün. |
| Dînê | Kız | Dînê; delişmen; dindar. |
| Dînî | Kız | Dînî; dinsel. |
| Dîno | Erkek | Dîno; deli dolu, aşık. |
| Diranî | Kız | Diranî; dişli. |
| Dîrî | Kız | Dîrî; uzaklık. |
| Dîrokî | Kız | Dîrokî; tarihsel. |
| Dirûnî | Kız | Dirûnî; dikiş. |
| Dirûşî | Kız | Dirûşî; sembol. |
| Dirûvî | Kız | Dirûvî; biçim. |
| Dîsanî | Kız | Dîsanî; tekrar. |
| Dîvî | Kız | Dîvî; izleyici. |
| Dîwanî | Kız | Dîwanî; divana dair. |
| Dixazî | Kız | Dixazî; istek. |
| Dixwazî | Kız | Dixwazî; istek. |
| Diyakîn | Kız | Diyakîn; med kralı, Diako gibi, Med kralı, Diako ile ilgili olma. |
| Diyako | Erkek | Diyako; med İmparatorluğu'nun kurucusu olan adaletli ve bilge hükümdarın ve doğa. |
| Diyakokî | Kız | Diyakokî; küçük Med kralı, Diako, sevimli Med kralı, Diako. |
| Diyana | Kız | Diyana; kürdistan'da bir şehir adıdır; aynı zamanda antik çağlardaki zarafeti temsil eder. |
| Diyanî | Kız | Diyanî; dini. |
| Diyar | Erkek | Diyar; memleket, ülke, vatan ve aidiyet duyulan topraklar ve doğa. |
| Diyarî | Erkek | Diyarî; hediye, armağan, bahşiş ve sunulan kıymetli şey ve doğa. |
| Diyaro | Erkek | Diyaro; belli kişi. |
| Dîzî | Kız | Dîzî; çömlek. |
| Dîzmanî | Erkek | Dîzmanî; çömlekçi. |
| Dizwar | Erkek | Dizwar; sert, katı. |
| Doda | Erkek | Doda; aşiret lideri. |
| Dodanî | Erkek | Dodanî; aşiret mensubu. |
| Dodon | Erkek | Dodon; kurdistan’da bir aşiret. |
| Dohat | Erkek | Dohat; uzakta gelen. |
| Dolvanî | Erkek | Dolvanî; vadi koruyucusu. |
| Dolwarî | Erkek | Dolwarî; vadi yurdu. |
| Dolyarî | Erkek | Dolyarî; vadi dostu. |
| Doman | Erkek | Doman; sis, duman. |
| Domdarî | Kız | Domdarî; süreklilik. |
| Donî | Kız | Donî; yağlı. |
| Doranî | Kız | Doranî; çevrey ile ilgili olma. |
| Dorhatî | Kız | Dorhatî; sırası gelen. |
| Dorînî | Kız | Dorînî; çevresel. |
| Dormis | Erkek | Dormis; uyuyan; sakin. |
| Dornasî | Kız | Dornasî; çevreyi tanıma. |
| Doskî | Erkek | Doskî; aşiret adı. |
| Dostanî | Kız | Dostanî; dostluk. |
| Dostawî | Erkek | Dostawî; dost suyu. |
| Dostoî | Erkek | Dostoî; dostça. |
| Doxan | Erkek | Doxan; doğan, keskin. |
| Doza | Kız | Doza; dava, amaç. |
| Dozdar | Erkek | Dozdar; davasına inanan, idealist ve ilkeli kimse. |
| Dozênî | Kız | Dozênî; davasal. |
| Dozgîn | Kız | Dozgîn; hakikat arayan, dava sahibi ve inançları uğrunda yürüyen olup, getiren, umut dolu. |
| Dozvanî | Kız | Dozvanî; dava savunuculuğu. |
| Dozwarî | Kız | Dozwarî; dava yurdu. |
| Dozyarî | Kız | Dozyarî; dava dostluğu. |
| Draî | Kız | Draî; parlak. |
| Drustî | Kız | Drustî; doğruluk. |
| Dubarî | Kız | Dubarî; tekrar. |
| Duhokî | Erkek | Duhokî; duhoklu. |
| Dûman | Erkek | Dûman; duman, puslu dağ. |
| Dumanî | Erkek | Dumanî; dumanlı. |
| Dûr | Erkek | Dûr; uzak. |
| Dûrbîn | Erkek | Dûrbîn; uzağı gören. |
| Duristî | Kız | Duristî; doğruluk. |
| Dûrnasî | Kız | Dûrnasî; uzağı görme. |
| Duşemî | Kız | Duşemî; pazartesi. |
| Dûvgerî | Kız | Dûvgerî; takip. |
| Dûvnasî | Kız | Dûvnasî; izleme. |
| Duxanî | Erkek | Duxanî; duman. |
| Duyînî | Kız | Duyînî; ikinci. |
| Duzdarî | Kız | Duzdarî; düzlük. |